III – Hangisi sizsiniz? Statik mi Gelişen mi? Ya “Bir İnsan isterse her şeyi başarabilir” sloganına ne dersiniz?

Mindset ile ilgili bugüne kadar iki yazı paylaştım. Bu üçüncü yazı oluyor. İlk ikisini okumadıysanız aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz. Onları okumadan üçüncüsünü okumanızı taviye etmem.

I. Bölüm için;

https://meltemburada.com/2016/02/10/hangisi-sizsiniz-statik-mi-gelisen-mi-ya-bir-insan-isterse-her-seyi-basarabilir-sloganina-ne-dersiniz/

II. Bölüm için;

https://meltemburada.com/2016/02/14/ii-hangisi-sizsiniz-statik-mi-gelisen-mi-ya-bir-insan-isterse-her-seyi-basarabilir-sloganina-ne-dersiniz/

Bu üçüncü bölüm çocuklar üzerine çok ufuk açıcı ve bilgilendirici bir yazı. Biraz uzun ama kesmeden yazmam gerektiğimni düşündüm, sonuna kadar okumalısınız.

Dweck’in çocuklar üzerinde yaptığı araştırmalarda, statik ve gelişen mindset’in yaşamın çok başlarında biçimlendiğine dair çok çarpıcı sonuçlar var.  Dweck ve arkadaşları dört yaşındaki çocuklara bir seçim yapmalarını istemişler: Ya kolay bir yap-bozu yeniden yapacaklar ya da daha zorunu deneyecekler.

Statik düşünce yapısındaki çocuklar, mevcut yeteneklerini onaylayacak ve akıllı çocukların hata yapmadıklarını gösterecek olan kolay yap-bozu seçerek güvenli tarafta kalmayı seçmişler. Gelişen mindset’i olan çocuklar yeni bir şey öğrenilmedikten sonra, aynı yap-bozu tekrar tekrar yapmayı kim ister ki diye şaşırmışlar. Yani statik mindset’i olan çocuklar akıllı görünmek için kolay yap-bozu seçmişler; diğerleri ise kendi sınırlarını aşmak istemişler çünkü onlar için başarının tanımı gittikçe daha akıllı hale gelmek.

Dweck, aradaki farkı çok güzel kavramış yedinci sınıf talebesi bir kız öğrencinin söylediklerini şöyle aktarıyor;

Ben zeka için çalışılması gerektiğini düşünüyorum… o size hazır verilmiş bir şey değil. Sınıftaki çocukların çoğu, sorunun cevabını bilmediklerinde parmak kaldırmazlar. Ama ben genellikle kaldırırım, çünkü cevabım yanlışsa hatamı düzetirler. Veya ben parmağımı kaldırırım ve bu nasıl çözülecek, ben bunu anlayamadım, yardım eder misiniz? diye sorarım. Sadece bunu yaparak bile zekamı geliştiriyorum.”

Kolombiya’da beyin dalgalarının ölçüldüğü bir laboratuvarda, beyinin zor soruları cevaplarken ve  geri bildirimleri alırken nasıl davrandığına yönelik bir çalışmada daha enteresan şeyler olmuş. Statik mindset’i olanlar sadece mevcut yeteneklerine dair iletilen geri bildirimleri duymuş ancak kendilerine iletilen geliştirip öğrenebilecekleri şeyleri duymamazlıktan gelmişler. Hatta bir soruya yanlış cevap verince, onu başarısızlık konumuna koydukları için doğrusuna merak bile göstermemişler . Gelişen mindset’i olanlar ise soruyu doğru ya da yanlış cevaplamış olmalarına bakmadan mevcut bilgi ve becerilerini geliştirecek bilgilere dikkat kesilmişler, diğer bir deyişle öncelikleri öğrenme olmuş, başarı-başarısızlık ikileminin tuzağına düşmemişler.

Bu bulgular eğitimde ve bir kültür olarak bizim zekayı nasıl değerlendirdiğimiz konusunda özellikle çok önemli. Çoğu ergenlikte olan yüz öğrencinin katıldığı başka bir çalışmada, Dweck ve arkadaşları sayısal bir IQ testinden oldukça zorlayıcı 10 soru sormuşlar, sonra öğrencileri performansları nedeniyle övmüşler, kaldı ki çoğu oldukça başarılı olmuş. Ancak iki tip övgüde bulunmuşlar; bazı öğrencilere “bravo, x kadar doğru cevabın var. Bu gerçekten iyi bir derece. Bu konuda çok zeki olmalısın”  derken diğerlerine “Bravo, x kadar doğru cevabın var. Bu gerçekten iyi bir derece. Çok uğraşmış, çaba sarfetmiş olmalısın” demişler. Bir başka deyişle bir grup yetenekleri için övülürken, diğerleri çabaları için övülmüş. Bu noktada bulgular şaşırtıcı değil ancak sarsıcı.

Yetenek övgüsü, öğrencileri statik mindset’e sürüklemiş ve bunun tüm belirtilerini göstermişler. “Onlara bir seçim şansı verdiğimizde, yeni şeyler öğrenecekleri zorlayıcı görevleri reddettiler.  Onların gizli kalmış kusurlarını ortaya dökecek ve yeteneklerini sorgulatacak herhangi bir şey yapmayı istemediler” denmiş araştırmada. Tersine, çabaları nedeniyle övgü alan öğrencilerin %90’ı yeni şeyler öğrenecekleri yeni zorlayıcı görevleri yapmayı istemişler.

Ancak asıl ilginci sonra olanlar; Dweck ve arkadaşlarının öğrencilere daha zor sorular verdikten sonra sonucun pek iyi olmadığında yaşananlar. Birden yetenek-övgüsü almış çocuklar kendilerinin zeki olmadığını düşünmeye başlamış. Dweck bunu dokunaklı bulup şöyle açıklamış.“Başarı zeki oldukları demekse, başarıdan daha azı onların yetersiz olduğu anlamına geldi.”Ama çabaları övgü alan öğrenciler, zorluğu hatalarının ya da zayıflıklarının bir işareti olarak değil daha çok çaba sarf etmeleri gerektiğinin bir belirtisi olarak görmüşler.

Belki daha da önemlisi iki farklı mindset’in çocukların keyif almaları üzerindeki etkisi; kolay soruların olduğu ve hemen herkesin doğru yaptığı ilk turdan herkes keyif almış ancak sorular meydan okuyucu bir hal alınca, çabaları övgü alan öğrenciler problemlerle uğraşmaktan hala keyif alır ve hatta sorular ne kadar daha meydan okuyucu o kadar zevkli derken yetenekleri övülen öğrencilerin keyfi kaçmış. Sanki başarı-veya-başarısızlık mindset’i  onların cesaretlerini kırıp, gittikçe kötüleştirirken diğerlerinde problemler zorlaştıkça performanslarında artış gözlenmiş.

Nasıl baktığımıza bağlı olarak, daha iyiye gider ya da daha kötüye. En sarsıcı bulgu tüm IQ soruları tamamlandıktan sonra gelmiş. Araştırmacılar her çocuğa diğer grup arkadaşlarına, bu çalışma ile ilgili deneyimlerini anlatan özel bir mektup yazmalarını istemiş, ancak mektupta aldıkları notu da belirtmeleri söylenmiş.

Dweck’i hüsrana uğratan,  statik mindset’in en zehirli yan etkisinin yalancılık olduğunun ortaya çıkması olmuş.  Yetenek övgüsü alan çocukların %40’ı puanları hakkında yalan söylemiş ve daha başarılı olmuş gibi göstermişler. “Statik mindset için eksiklik utanç verici, özellikle de yetenekli biriyseniz, bu nedenle yalan söylediler, asıl tehlike bizim sıradan çocukları alıp zeki olduklarını söyleyerek, onları bir yalancı haline dönüştürmemiz” diye dikkat çekmiş Dweck.

Bu durum iki mindset arasındaki temel farkı ortaya koyuyor, gelişen için kişisel başarı elinden gelenin en iyisini yapmak için sıkı çalışmaktır. Statik olan için ise başarı açık ve net üstünlük kurmaktır. Herkesten daha değerli olmaktır. Yenilgi bir ceza ve hakarettir. Diğeri için ise bilgilendirici bir veri ve uyandırma alarmıdır.

Statik mindset’e neden olan faktörlerden biri olarak “övgü” için Psikoanalist Profesör Stephen Grosz’un,  Çocuklara  sağlıklı bir ilişki geliştirmek doğrultusunda bir şey yaparken onlarla gerçek anlamda birlikte olma anlarının,  yapılan övgüden daha önemli olduğu ve fazla övgünün güven kaybına neden olduğuna dair açıklamaları var.

Biraz rahatsızlık verici olsa da hemen hemen hepimiz aynı tarafta olduğumuza göre şu bilgileri de eklemenin çok faydalı olacağına inanıyorum 🙂

Grosz günümüz ebeveynlerini aşırı övgü konusunda şöyle uyarıyor;

“aşırı övgü çocuklarınızın sağlıklı gelişimi için bir çabadan daha çok ebeveynlerin kendi öz-saygılarını artırma sorunsalıdır. Çocuklarımıza hayranlığımız çevremize ne şahane ebeveynler olduğumuz sinyallerini vererek kendi öz-saygımızı geçici olarak artırıyor ancak çocuğumuzun öz benliğine yönelik bir durum yaratmıyoruz. Kendi ebeveynlerimizden farklı davranabilmek için, eski kuşağın bizlere çocukken enine boyuna düşünmeden kayıtsızca yaptığı eleştirileri yapmayalım derken, bu kez eleştiri yerine bol bol övgü ile aslında aynı şeyi yapmış oluyor ve aynı kayıtsızlık içinde yer almış oluyoruz.

Anlatılanları netleştirmek adına, övgü yerine daha sağlıklı davranış biçimine bir örnek vererek sonlandırayım yazıyı. Resim çizen ve sizden büyük olasılıkla bir övgü bekleyen çocuğunuzun yanında resmi yaparken bulunmak ve onu izlemek, sonunda ise resim ile ilgili bir övgü yerine, yaptığı resim için yorumda bulunmak.

Ebeveyn-Ne çok mavi renk var

Çocuk- Evet yazın gittiğimiz yer gibi

Ebeveyn-Şuraya da bir köprü çizmişsin

Çocuk- Evet bak şimdi bu köprüyü boyayacağım…

v.s

Hiç acele etmeden; onunla konuşarak ama daha çok gözlemleyerek ve onu dinleyerek. Orada var olarak…

Mindset ile ilgili yazım hala devam ediyor. Bir sonraki yazı aşk, ilişkiler üzerine.

Reklamlar

One thought on “III – Hangisi sizsiniz? Statik mi Gelişen mi? Ya “Bir İnsan isterse her şeyi başarabilir” sloganına ne dersiniz?”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s