I – Hangisi sizsiniz? Statik mi Gelişen mi?   Ya “Bir İnsan isterse her şeyi başarabilir” sloganına ne dersiniz?

Kişisel gelişim kitaplarının bir nevi Pollyanna klişesi olan ve okurlarına bir hap olarak sunduğu “Bir insan isterse her şeyi başarabilir “ sloganı hiçbir zaman inandırıcı gelmedi bana. Birkaç gün önce Psikolog, Profesör Carol Dweck’in araştırmalarının ve kitabının temel alındığı bir yazıyı okuyunca ne kadar haklı olduğumu bir kez daha görmüş oldum. Sizinle de paylaşmak istedim.

Modern Psikoloji, kendi yeteneklerimize ve potansiyelimize dair inancımızın davranışlarımızı belirlediği ve başarıyı ulaşılabilir kıldığı görüşünde. Bu anlayışın önemli bir kısmı  psikolog Carol Dweck’in çalışmalarını temel almış. Kendimiz ile ilgili taşıdığımız en temel inançlardan biri, kişiliğimizi nasıl gördüğümüz ve onunla nasıl bütünleştiğimizmiş.

Bunun için Dweck ‘mindset’ diye bir kavramdan söz ediyor. ‘Mindset’in Türkçe karşılığı zihniyet olarak tanımlanmış sözlüklerde. Ama çok daha fazla anlam içeren bir kelime aslında. Çok kabaca tanımlayacak olursak; kendimize dair, yeteneklerimize, kişiliğimize ve zekamıza dair inançlarımız. Bize bu kadar açıklama yetsin, yazıda da gereken yerlerde İngilizcesini –  ‘mindset’i  kullanacağım.

Şimdi mindset’in iki türünden bahsedeceğim size. İlki “statik mindset”. O, karakterimiz, yaratıcı yeteneğimiz ve zekamızın, üzerinde dikkate değer değişiklikler yapamayacağımız, doğuştan belirlenmiş özellikleri olduğunu kabul eden bir mindset.  Başarıyı, doğuştan gelen zekamızın onaylanması ve sahip olduğumuz bu temel özelliklerimizi kapasiteleri kadar kullandığımızın doğrulanması olarak görüyor. Başarı için mücadele edip, hata yapmaktan kaçınmak ise akıllı ve yetenekli olduğumuz duygusunu korumamızın bir yolu.

İkincisi “gelişen mindset”. Bu da tam aksine karşısına çıkan herhangi bir meydan okuyucu olayla kamçılanıyor, hatayı akıllı olmamanın bir kanıtı olarak değil mevcut yeteneklerin sınırlarını aşmak için   yüreklendirici bir sıçrama tahtası olarak görüyor. 

Dweck bu iki mindset üzerine 20 yıl boyunca yaptığı araştırmalar sonucunda şu bulgulara erişmiş;

Kendiniz için benimsediğiniz bakış açısı hayatınızı nasıl yaşayacağınızı derinden etkiliyor.        Peki basit bir inanış sizi ve sonucunda hayatınızı nasıl bu denli etkileyebilir? Özelliklerinizin değişmez olduğuna inanmak, kişide sürekli kendi kendini kanıtlama ihtiyacı yaratıyor. Mesela öyle pek parlak olmayan bir zekaya sahipsiniz ve  değişmez olduğunu düşündüğünüz karakter ve erdemleriniz var. Bu durumda tüm bu temel özelliklerinizin başarının gerektirdiği  bir seviyede olduğunu etrafa kanıtlarsanız iyi olacak. Bu şekilde temel özellikleriniz yetersiz görülmeyecek ve öyle hissettirmeyecek.

İlişkilerinde, kariyerlerinde, okulda kendilerini kanıtlamak gibi insanı tüketip bitiren bir amacı olan  yüzlerce insan tanıdım. Her durum zekalarının, karakterlerinin veya kişiliklerinin onaylanmasını gerektiriyordu. Her durumda şunları soruyorlardı kendilerine; “ Başarılı mıyım? Akıllı mıyım? Kabul görüyor muyum? v.s…..”

Başka bir mindset daha var; ⌠metaforik bir anlatımla açıklamış⌡ Seninki en düşük poker eli iken  kendini ve başkalarını aslında floş royalin olduğuna dair ikna etme çabası içinde olmanı gerektirmeyen, bu düşük elle yaşamak ve hayatını sürdürmek için uğraş vermen gerekmediğini düşünen bir mindset. “Gelişen mindset”. O, temel özelliklerin çaba sarf edilerek değişecek şeyler olduğuna ve insanların en başta sahip oldukları doğal yetenekleri, mizaçları ve merakları ile farklılıklar gösterseler de, deneyerek ve uygulayarak geliştiklerine inanıyor.

Peki bu mindset’te olan kişiler bir insanın istediği her hangi biri olabileceğine, mesela yeterli eğitim ve motivasyon ile bir Einstein bir Beethoven olunabileceğine inanıyorlar mı? Hayır tabii ki. Ama onlar bir kişinin gerçek potansiyelinin bilinemez olduğuna inanıyorlar; yani yıllar süren bir tutku, eğitim ve çok çalışmanın sonucunda neler başarılabileceğinin tahmin edilebilir bir şey olmadığını düşünüyorlar.

Dweck bu mindset’i böylesine istenilir kılan şeyin insanda onaylanma ihtiyacı yerine öğrenme tutkusu yaratması olduğunu görmüş. İnsandaki zeka ve yaratıcılık niteliğinin hatta aşk ve arkadaşlık gibi ilişki kapasitesinin bile ayrılan  kaliteli zaman ve düzenli çalışma sonucu gelişebileceğine olan kanı bu mindset’in ayırıcı özelliği. Bu kişilerin hatalar karşısında cesaretleri kırılmıyor, üstelik bu karşılaştıkları durumu başarısızlık olarak değil, yeni öğrenme konuları olarak görüyorlar.        

Bu konu üzerine çocuklar ve çiftler üzerinde geliştirilen düşünceleri de sonraki yazılarda aktaracağım. Şimdilik bu kadar 🙂

 

Reklamlar

“I – Hangisi sizsiniz? Statik mi Gelişen mi?   Ya “Bir İnsan isterse her şeyi başarabilir” sloganına ne dersiniz?” için 3 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s